| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 43,4542 | 43,5325 | |
| EURO | 51,2437 | 51,3360 | |
| Bugün: | 19 |
| Dün: | 8 |
| Toplam: | 866 |
HERKES için ADALET DERNEĞİ (HAD), Migros işçilerinin nazarında tüm hak arayan işçi kardeşlerimizin yanında ve onlarla dayanışma içerisinde olacaktır.Malumunuz Türkiye'de artan hayat pahalılığı ve ücretlerin alım gücündeki süper erime, henüz 2026'nın başında çalışma yaşamında biriken sorunları daha görünür hale getirdi. Asgari ücret bu yıl yüzde 27 artışla açlık sınırının altında bırakılarak fiilen "referans ücret" olması, şirketlerin ücret politikalarını bu düzeyde esas alarak belirlemesine yol açmıştır.
Bu bağlamda, Migros yönetiminin 2026 yılı için depo işçilerine yüzde 28'lik zam teklifi, artan yaşam maliyetlerin karşısında yetersiz kalmış ve işçilerin haklı olarak tepkisini çekmiştir. Migros'un farklı illerdeki depolarında, alt işveren firmalar aracılığıyla çalışan depo işçileri 23 Ocak'ta iş bıraktı. Başlangıçta sınırlı sayıda depoda başlayan eylemler kısa sürede yayıldı.
HAD olarak biz önce cevaplarını bildiğimiz ama bilmek istemeyenlere şu soruları tekrar tekrar sormak istiyoruz;
1-İşçiler neden iş bıraktı?
2-İşçilerin talepleri nedir?
3-Sendikal temsiliyet hakkı neden tartışılıyor?
4-Bu direniş kitlesel direnişe dönüşürse ne olacak?
5-Anayasal haklar neden hep sermayeyi koruyor?
Vatandaşı yok sayıp sermayeyi koruyorsa yasa o yasayı tanımıyorum, itirazım var.
HAD olarak biz nasıl bir Türkiye’yi hayal ediyoruz ;
1- Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı şubelerinin yapısını çağımıza uygun şekilde dönüştürüldüğü, vatandaşların; huzur içinde ve kaygıdan uzak bir şekilde yararlandığı bir Türkiye’yi,
2- Son yıllarda oldukça artış gösteren enflasyon ve sosyoekonomik açıdan kötüye giden olumsuzlara karşı emeğin karşılığı yeterli ve kaliteli besine ulaşacak, sağlıklı nesiller yetiştirebildiği, tüm ailelerimizin yeni doğan bebekleri için başta süt ve bebek maması olmak üzere karşılanması gereken temel ihtiyaçları için 1 yıl boyunca ayni ve nakdi destek sağlandığı
bir Türkiye’yi,
3- Gençlerin istihdam edildiği, bakıma ve korunmaya muhtaç çocuk ve yaşlıların bir arada yaşam süreceği tesislerin kurulduğu, ileri yaştaki vatandaşları karşılaşabilecekleri sağlık problemlerine karşı onları daha güçlü ve dayanıklı kılacak bakım sigortası uygulamasının geliştirildiği bir Türkiye’yi,
4-Çocuk işçiliğini önleyecek sosyal ve ekonomik tedbirlerin alındığı ve dahi çocukların eğitim
süreci içinde kalarak donanımlı bireyler haline gelebilmesi için eğitimle ilgili verilen ayni ve nakdi yardımların miktarının arttırıldığı ve yararlanma koşullarının kolaylaştırıldığı bir Türkiye’yi,
5-İnsanların; gıda, barınma ve giyinme gibi temel ihtiyaçlardan mahrum kalmadığı bu bağlamda hem dar gelirli ailelerin hem de şehit yakını ve gazilerin konut sahibi olmasının kolay olduğu bir Türkiye’yi,
6-Çalışma hayatında kayıt dışının olmadığı, denetim mekanizmasının çat kapı çalıştığı, önce vatandaşın istihdam hakkının korunduğu bir Türkiye’yi,
7-Yapısal ve teknik bozuklukların kontrol edildiği, iş güvenliğinin gerçek anlamda yapıldığı ve iş kazalarının yaşanmadığı bir Türkiye’yi,
8-Uluslararası Çalışma Örgütünün normlarının coğrafya ve kültür eksenli reformlarının yapıldığı bir Türkiye’yi,
9-Hem istihdamın artmasına hem de beşeri sermayenin zenginleşmesine katkı sağlayan ortak kabul görmüş bir çalışma biçiminin yürütüldüğü bir sistemin tüm taraflarca kabulü ve entegrasyonun yapıldığı bir Türkiye’yi,
10-Ülkemizin zenginliklerinden ve büyümesinden emeklilerimizin daha adil biçimde pay alması için masa başında yapılan pazarlıklara göre değil satın alma gücü verilerine göre karar verildiği, işçilerin tıpkı eskiden emekli olduğunda ev araba alıp çocuk evlendirdiği bir Türkiye’yi,
11-Gelir dağılımında adaletsizliğin olmadığı devlet işçi omuz omuza bir Türkiye’yi
12- 8 Eylül 1999 tarihli ve 4447 sayılı kanun çerçevesinde iş sözleşmesi maddeleri geçmişe yönelik ihlal edilmiş ve emeklilikte kademeli yaş şartına tabi tutulmuş vatandaşların sorunlarının, konunun taraflarıyla; mali disiplin, sürdürülebilirlik ve sosyal adalet çerçevesinde çözüme kavuşturulduğu bir Türkiye’yi,
13- Dar gelirli çalışan işçilere ucuz ve düşük kirayla konut temin edildiği bir Türkiye’yi,
14-İşçilere kış aylarında ısınma yardımının yapıldığı bir Türkiye’yi,
15-İşsizlik ödeneğinden yararlanan insan sayısının, yararlanma süresinin ve ödeme miktarının artırıldığı bir Türkiye’yi,
16- “Kıdem tazminatı sistemini” taraflarla diyalog edilip çözüldüğü bir Türkiye’yi,
17-Atamalarda ve özel sektör denetimlerinde; engelli istihdam kontenjanlarının arttırıldığı bir
Türkiye’yi,
18-Daha uzun süre çalışanın daha fazla emekli aylığı aldığı bir Türkiye’yi,
19-’Yıpranma Payı’’ uygulamasının ‘’tehlikeli işler’’ sınıfında çalışanlar için daha adil bir hale
getirildiği bir Türkiye’yi,
20-Risk seviyesi yüksek işlerde çalışanların hizmet sürelerine eklenen prim gün sayısını
arttırıldığı bir Türkiye’yi, hayal ediyoruz.
Unutulmamalıdır ki ;“HAYALLER GELECEĞİ İNŞA EDEN ANAHTARDIR.”
Tüm yönleriyle ifade ettiğim şekliyle son olarak tekrar ediyoruz “Direnen Migros işçileri
nazarında tüm işçilerin işçi kardeşlerimizin yanındayız.”
Hak aranmaz, alınır.
HERKES için ADALET DERNEĞİ (HAD)
GENEL BAŞKAN
MUHAMMET ÇİÇEK
MUHAMMET ÇİÇEK