| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 45,6312 | 45,7134 | |
| EURO | 53,1224 | 53,2181 | |
| Bugün: | 6 |
| Dün: | 11 |
| Toplam: | 2199 |
GÜLİSTAN DOKU DAVASI
Bir toplumun adalet anlayışı, en çok da cevapsız bırakılan dosyalar üzerinden sorgulanır. Gülistan Doku’nun kayboluşu ve akıbetine ilişkin sürecin yıllardır aydınlatılamamış olması, yalnızca bir ailenin değil, toplumun tamamının vicdanında derin bir yara açmıştır. Bu dosya, sıradan bir kayıp vakası olmaktan çıkmış; ihmallerin, şüphelerin ve iddia edilen örtbas girişimlerinin gölgesinde adalet arayışının sembolü haline gelmiştir.
Aradan geçen zamana rağmen somut bir sonuca ulaşılamaması, kamuoyunda “failler korunuyor mu?” sorusunu güçlendirmiştir. Delillerin yeterince etkin toplanmaması, şüpheli ifadelerinin çelişkileri ve sürecin şeffaf yürütülmemesi yönündeki iddialar, adalete olan güveni zedelemektedir. Oysa hukuk devleti ilkesinin gereği; kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun, herkesin hukuk önünde eşit şekilde hesap vermesidir.
Burada en kritik meselelerden biri, soruşturma süreçlerinin bağımsız ve baskılardan uzak şekilde yürütülüp yürütülmediğidir. Eğer bir dosyada kamu gücünü elinde bulunduran kişi ya da çevrelerin etkisi hissediliyorsa, bu durum yalnızca o dosyayı değil, tüm yargı sistemini tartışmalı hale getirir. Adaletin gecikmesi, çoğu zaman adaletin yok sayılmasıyla eşdeğerdir.
Tam da bu noktada, cesur ve vicdanlı bir savcının rolü hayati önem taşımaktadır. Hukukun üstünlüğünü esas alan, hiçbir baskıya boyun eğmeyen, yalnızca deliller ve vicdanıyla hareket eden bir savcı; karanlıkta bırakılmak istenen dosyaların aydınlatılmasında kilit rol oynar. Böyle bir duruş, sadece bir davayı çözmekle kalmaz, toplumun adalete olan inancını da yeniden inşa eder.
HERKES için ADALET DERNEĞİ olarak çağrımız nettir: Gülistan Doku dosyası tüm yönleriyle ve şeffaf biçimde ele alınmalıdır. Gerekirse bağımsız bir özel ekip kurulmalı, mevcut deliller yeniden incelenmeli ve ihmal ya da kusuru bulunan herkes hakkında kimliği, sıfatı kim olursa olsun işlem yapılmalıdır.
Dönemin Tunceli valisinden tutun, kolluk kuvvetlerinden duhul eden var mı? Dönemin İçişleri Bakanı’na kadar sormak gerekir! Burada hala adil, cesur, vicdanlı, liyakatli savcılarımızın da olması umut verici ki bu noktada Sn. Savcı Hm. Ebru Şahin’e de sevgi ve saygı duymamak elde değil.
Yine bu süreçte kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edilmesi ve denetimi de sağlanmalıdır.
Unutulmamalıdır ki adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında da tecelli eder. Gülistan Doku için verilecek adil bir karar, yalnızca bir dosyanın kapanması değil; hukukun yeniden ayağa kalkması anlamına gelecektir.
Bugün susmak, yarın daha büyük adaletsizliklere zemin hazırlar. Bu nedenle, hakikatin ortaya çıkması için kararlı, cesur ve şeffaf bir mücadele şarttır. Çünkü adalet, üzeri örtüldükçe değil; ortaya çıkarıldıkça güçlenir.
Neresinde olursan ol terazinin adaletli kefesinde ol…
MUHAMMET ÇİÇEK