| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 45,6312 | 45,7134 | |
| EURO | 53,1224 | 53,2181 | |
| Bugün: | 6 |
| Dün: | 11 |
| Toplam: | 2199 |
Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan “genetiği değiştirilmiş keneler”, “et tüketimini bitirme planı” ve “Alpha-gal sendromunun bilinçli şekilde yayıldığı” yönündeki iddialar toplumda ciddi bir endişe oluşturmuştur. İnsan sağlığı gibi hassas bir konuda ortaya atılan her iddia dikkatle incelenmeli, bilimsel verilerle değerlendirilmeli ve kamuoyunun şeffaf şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini savunuyoruz.
Herkes İçin Adalet Derneği olarak bizler, halk sağlığını ilgilendiren hiçbir konunun kapalı kapılar ardında yürütülmesini kabul etmiyoruz. İnsanların ne yediğini, hangi risklerle karşı karşıya olduğunu ve sağlık politikalarının kimlerin etkisi altında şekillendiğini sorgulaması en doğal hakkıdır.
Alpha-gal sendromu, bazı kene türlerinin ısırması sonrası ortaya çıkabilen ve kırmızı et tüketimine karşı alerjik reaksiyonlara yol açabilen tıbbi bir rahatsızlık olarak literatürde yer almaktadır. Özellikle ABD’de vakaların artması, toplumda doğal olarak soru işaretlerine neden olmaktadır. Ancak burada yapılması gereken şey; korku ve kaos üretmek değil, bilimsel gerçeklerin şeffaf biçimde ortaya konulmasını sağlamaktır.
Bugün dünyada gıda politikaları büyük şirketlerin etkisi altındadır. Yapay et üretimi, laboratuvar gıdaları, böcek bazlı proteinler ve tarım sektöründeki dönüşüm projeleri artık açıkça konuşulmaktadır. Bu nedenle insanlar, ortaya çıkan sağlık sorunlarının ekonomik ve siyasi planlarla bağlantılı olup olmadığını sorgulamaktadır. Bu sorgulama bastırılmamalı, aksine bağımsız bilim insanları tarafından kapsamlı araştırmalar yürütülmelidir.
Bizim itirazımız; halkın bilgi alma hakkının engellenmesine, bilimsel tartışmaların sansürlenmesine ve küresel şirketlerin insan sağlığından daha önemli hale getirilmesine yöneliktir.
Buradan yetkililere çağrımızdır:
Kene kaynaklı hastalıklarla ilgili tüm veriler kamuoyuna açık şekilde paylaşılmalıdır.
Alpha-gal sendromu konusunda bağımsız bilim kurulları oluşturulmalıdır.
Gıda politikaları yalnızca şirketlerin değil, toplum sağlığının çıkarlarına göre belirlenmelidir.
Çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar ekonomik baskılar altında ezdirilmemelidir.
Toplumun endişelerini küçümseyen değil, şeffaf biçimde cevaplayan bir yaklaşım benimsenmelidir.
Unutulmamalıdır ki; halkın güveni ancak açıklıkla sağlanır. Gerçekler saklandığında komplo teorileri büyür, şeffaflık sağlandığında ise toplum doğru bilgiye ulaşır.
Herkes İçin Adalet Derneği olarak insan sağlığını, gıda güvenliğini ve toplumun bilgi edinme hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında değil; sofrada, sağlıkta ve yaşam hakkının korunmasında da gereklidir.
Unutmayın başka dünyalarda yaşamıyoruz. Suyumuz aynı,toprağımız aynı,havamız aynı…
MUHAMMET ÇİÇEK