| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 44,6355 | 44,7159 | |
| EURO | 52,1729 | 52,2669 | |
| Bugün: | 4 |
| Dün: | 38 |
| Toplam: | 1571 |
Değerli kamuoyu,
Jeffrey Epstein vakası, yalnızca bireysel bir suç dosyası değil; aynı zamanda güç, para ve nüfuzun kötüye kullanıldığı karanlık bir sistemin sembolü haline gelmiştir. Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik istismar iddiaları ve bu suçların yıllarca görmezden gelinmiş olması, tüm dünyada derin bir infiale yol açmıştır.
Bu olayın en sarsıcı yönlerinden biri, Epstein’ın uzun yıllar boyunca ciddi iddialara rağmen faaliyetlerini sürdürebilmiş olmasıdır. Bu durum, adalet sistemlerinin güçlü ve etkili kişilere karşı ne ölçüde direnç gösterebildiği sorusunu gündeme getirmiştir.
Burada altı çizilmesi gereken temel nokta şudur:
Hiçbir güç, hiçbir servet ve hiçbir sosyal statü; çocuklara yönelik istismarı örtbas edemez ve etmemelidir.
Bunu örtbas etmek için İran'a saldıracaklar, unutturmak için. Kaybedecekler!
Epstein dosyası aynı zamanda bize şunu da göstermiştir:
İstismar yalnızca bireysel bir suç değil, çoğu zaman sessizlikle, korkuyla ve bazen de çıkar ilişkileriyle beslenen bir yapının ürünüdür. Bu nedenle mücadele yalnızca suçlularla değil, bu tür yapıların oluşmasına zemin hazırlayan sistemlerle de verilmelidir.
Dernek olarak bu tür olaylara yaklaşımımız nettir:
Mağdurların korunması ve seslerinin duyulması esastır.
İddialar şeffaf ve bağımsız şekilde soruşturulmalıdır.
Suça karışan herkes, kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermelidir.
Çocuk istismarına karşı uluslararası iş birliği güçlendirilmelidir.
Adaletin gecikmesi, mağdurların yaralarını daha da derinleştirir. Bu nedenle toplum olarak sorumluluğumuz; susmamak, görmezden gelmemek ve her koşulda hukukun üstünlüğünü savunmaktır.
Unutulmamalıdır ki,
Gerçek adalet; yalnızca suçluları cezalandırmak değil, aynı zamanda benzer suçların tekrarını önleyecek güçlü bir sistem kurmaktır.
MUHAMMET ÇİÇEK